3 Haziran 2026’da TEMA Ankara Temsilciliği, Nallıhan dolaylarında endemik bitkileri inceleme gezisi düzenlemiştir. Geziye katılan TEMA gönüllerinin önemli bir kısmı, Derneğimiz eğitim ve faaliyetlerine de katılmış, tanıdığımız, değerli insanlardır.
23 Haziran 2026 günü, bu geziye katılan neredeyse herkesin gözaltına alındığı bilgisine ulaştık. Gözaltına alınan dostlarımızın bir kısmı, 25 Haziran Perşembe günü “yasadışı bir örgüt üyesi oldukları” iddiası ile tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılmıştır.
Edindiğimiz bilgilere göre, TEMA gönülleri, adı geçen yasadışı örgüt ile hiçbir bağlantılarının olmadığı, (hatta örgütün adını bile ilk kez duydukları) yönünde savunma yapmışlardır. Ortada büyük bir “yanlışlık” olduğunu ve ifadelerinin alınmasından sonra Cumhuriyet Savcılığı tarafından tümünün serbest bırakılacağını beklerken, içlerinde TEMA Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer de olmak üzere, endemik bitki gezisine katılan birçok kişi tutuklanmış, bir kısmı da ev hapsi adli kontrolü ile serbest bırakılmıştır.
TEMA, ülke çapında tanınmış, bir milyonu aşkın gönüllüsü olan, erozyonla mücadeleyi amaçlayan köklü bir vakıftır. İçlerinde TEMA’nın profesyonel çalışanları ve gönüllülerinin bulunduğu, tutuklanan ve adli kontrolle serbest bırakılan dostlarımızın savunmalarına inanıyor, onların yanında olduğumuzu belirtiyor ve en kısa zamanda serbest bırakılmalarını bekliyoruz.
Diğer taraftan, her ne kadar resmi olarak bu konuda kendilerine bir suçlama yöneltilmemiş olsa da, Nallıhan gezisi sonrası Ankara’ya dönüş yolunda, mola için durdukları benzin istasyonunda bulunan, hak mücadelesi için yürüyüş yapan madencilere destek belirtmiş olma ihtimallerinin de kendileri hakkında soruşturma başlatılmasına neden olduğu dile getirilmektedir. Kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerde ise, gözaltıların bir kısmının 7–8 Temmuz 2026’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne yönelik “olası” protestoların engellenmesi amacıyla bu operasyonların gerçekleştirildiği yönündedir.
Bahsi geçen soruşturmadan ve tutuklamalardan bağımsız olarak belirtmek isteriz ki, hak arayışında olan emekçilere destek olunmasının suç olarak kabul edildiği, kriminalize edildiği bir iklimi kabul etmiyoruz. Öte yandan, henüz gerçekleşmemiş, barışçıl olması beklenen bir eylemi “gerçekleştirilme ihtimali” üzerinden suç saymak, hukuk devleti ilkeleriyle ve demokrasiyle bağdaşmaz. Yasal sınırlar içinde protesto hakkı, Anayasal ve evrensel bir insan hakkıdır.
Tüm dostlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
KIRSAL ÇEVRE ve ORMANCILIK SORUNLARI ARAŞTIRMA DERNEĞİ
30.06.2026
