BEYNAM BASIN AÇIKLAMASI
KIRSAL ÇEVRE ve ORMANCILIK SORUNLARI ARAŞTIRMA DERNEĞİ
The Research Association of Rural Environment and Forestry

5 Mayıs 2005

BASIN AÇIKLAMASI

 

Kaş Yapayım Derken Göz Çıkarmayalım:

Önemli bir doğal varlığımız Beynam Ormanları,

bilimdışı uygulamalara konu edilmemelidir!

 

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından 2003 yılında başlatılan “her ilde bir kent ormanı” kurma girişimi çerçevesinde, bugüne değin yirminin üzerinde ilde “kent ormanı” açılışı gerçekleştirilmiştir. “Devlet ormancılığından millet ormancılığına geçiş” gibi belirsiz, popülist, özelleştirmeci bir söylemle gündeme getirilen kent ormanları “ben yaptım olducu” yöneticilerin bilimdışı, ilkesiz, yasal çerçevesiz, keyfi uygulamalarını da gündeme getirdi. Ormaniçi dinlenme yeri ya da kent parkı olarak kullanılmakta olan alanlar, var olan tesisleri yenileme ya da bir-iki ek tesis desteği ile kent ormanlarına (!) dönüştürüldü: Çoğu kez sadece küçük bir “tabela değişikliği” büyük ve çağdaş icraatlar olarak sunuldu.

Kent ormanları kampanyası çerçevesinde Ankara için uygun görülen ve 7 Mayıs 2005 tarihinde Orman Bakanı Osman Pepe tarafından açılışı yapılacak alan ise Beynam Ormanları.

İyi, güzel de; nedir kent ormanı?

Kent ormancılığı kavramı ilk olarak 1965 yılında Kanada-Toronto Üniversitesi’nde gündeme gelmiştir. Çok değişik biçimlerde tanımlanabilen “kent ormanı”, ülkemizde de oturmuş bir kavram değildir. OGM tarafından öykünmeci bir yaklaşımla gündeme getirilen kent ormanlarına ilişkin hukuksal bir mevzuat hala hazırlanmamıştır.

Özellikle büyük kentlerde ağır sanayii, taşıt ve insan trafiğinin yarattığı gürültü kirliliği; zehirli egzoz gazları, konut ve fabrika bacalarının neden olduğu hava kirliliği, asit yağmurları, ısı artışı ve sera etkisi gibi yaşam kalitesini düşüren olumsuzluklar “endüstri kentlerinde ekolojik ortam yaratmak” gibi bir yaklaşımı gündeme getirmiştir. Bu yaklaşımın somut ifadesi “kent ormanı” kavramıdır. Kent ormanı, cansız kentsel alan sınırları içerisinde, bitki ve ağaç topluluğunun; biyolojik – ekolojik ortam oluşturarak, bünyesinde zamanla faunaya da yer vererek (...) kent insanı ve diğer canlı toplumlar üzerinde yaşamsal olumlu etki yapma amacı taşımaktadır. Kent ormanları tamamen dikimle, yapay olarak kurulabileceği gibi, verili doğal ormanlar ya da yapay ormanlar da kent ormanı olarak değerlendirilip, planlanabilir. Kent ormanlarında toplumun dinlenme ve rekreasyon gereksinimlerini karşılamaya yönelik tesisler (yürüme yolları vb.) kurulabilirken, estetik değerler yaratmak ve korumak ve en önemlisi ekolojik ortam (orman ekosistemi) yaratmak gibi amaçlar sözkonusudur. “Kentsel alan içinde ya da kentsel alana bitişik konumlarda bulunma” ölçütlerini de gerektiren kent ormanlarında, kent parklarından farklı olarak, “orman ekosistemi kurma ve bu ekosistemi sürdürme” amacı ayırt edici niteliktir.

Kuşkusuz böyle bir çerçevede kent ormanlarına karşı olmamız olası değildir. Ancak; her orman kent ormanı olarak kullanılabilir anlayışı, “kaş yapayım derken göz çıkarmak” atasözüne malzeme çıkarabilir.

Beynam Ormanları 419 bitki türü barındırıyor!

1601 hektar büyüklüğündeki Beynam ormanları bozkırın ortasında yeşil bir ada gibi; relik (kalıntı) bir karaçam ormanıdır ve 419 bitki türünü barındırmaktadır. Önemli bir yaban yaşam alanı olan Beynam ormanlarında kurt, tilki, porsuk, tavşan, domuz, ağaç sansarı, tarla sincabı gibi memelilerin yanı sıra atmaca, keklik, kartal, puhu, karga, doğan, dağ bülbülü, karatavuk, çavuşkuşu gibi kuş türleri de yaşamaktadır.

Beynam ormanlarının biyolojik çeşitliliğin korunması açısından büyük bir öneme sahip olduğu açıktır; öte ana ağaç türü olan karaçamın doğal yollarla kendini yenileyememe tehlikesi bulunmaktadır. Verimlilik derecesi düşük bir toprak yapısına sahip alanda, özellikle insan baskısının varolan ormanların da yok olmasına neden olma riskini artıracağı açık bir gerçektir.

Geçmişte muhafaza ormanı ve doğal sit alanıydı…

Beynam Ormanı bu nitelikler nedeniyle 1.7.1966 tarihinde, Bakanlar Kurulu kararı ile “muhafaza ormanı” olarak ayrılmıştır. Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 10. 2.1978 tarih ve A 978 sayılı Kararı ile “… İç Anadolu Bölgesi’nin gerçek step iklim koşullarına sahip yöreleri arasında özellikle doğal bitki örtüsü ayakta kalabilmiş ve bir dereceye kadar korunabilmiş tek örnek olması…”nedeniyle Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Aynı Kurul’un 1979 yılında aldığı bir kararla Beynam Ormanı’nın Batı kesimi rekreasyonel kullanıma açılmıştır. 1978 yılında 38 hektar ayrılan rekreasyon alanı 1998 de 120, 1999’da ise 580 hektara çıkarılmıştır. Bugün de Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce “orman içi dinlenme yeri” olarak değerlendirilmektedir. Ek olarak 461 hektarlık bir alanın daha “kent ormanı” adı altında rekreasyonel amaç için ayrılması Orman Genel Müdürlüğü ile aynı bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü arasında anlamsız bir rekabet olsa gerekir.

Soruyoruz;

* Beynam ormanlarının kent ormanı olarak kullanıma açılmasına kimler, hangi gerekçelerle karar vermiştir? Kent ormanları için olmazsa olmaz koşul olan mekansal konum (kentiçi veya bitişiğinde olma) ölçütü Beynam Ormanlarına ne kadar uymaktadır? Ankara kent merkezine 40 km uzaklıkta bulunan kent ormanlarından hangi yurttaşlarımız yararlanacaktır?

* Türkiye’nin, biyolojik çeşitliliğin korunmasını düzenleyen uluslararası sözleşmelere attığı imzalar geri mi çekilmiştir? Gözbebeğimiz gibi korumamız gereken bu alanda çevre kirliliği ve yangın riskini artırmanın ne anlamı vardır?

Beynam Ormanları “Tabiatı Koruma Alanı” olarak ayrılmalıdır !..

Doğayı koruma statüsü genel olarak doğal, biyolojik, ekolojik, jeolojik, tarihsel, kültürel, bilimsel açılardan, başta “ender bulunma” olmak üzere çeşitli nitelikleriyle önemli özellik gösteren alanların korunması gereksinimine karşılık gelmektedir. Beynam ormanları “Tabiatı Koruma Alanı” ilan edilmelidir; biyolojik çeşitliliği korumak, orman ve bitki örtüsünün sürekliliğini, uzun vadede doğal ekosistemin yerleşmesini sağlamak, ana amaç olmalıdır. Bu kapsamda, bugüne kadar yapılan yatırımlar “canlı orman müzesi” kapsamında yeniden değerlendirilebilir.

Ankara içerisinde ve çevresinde kent ormanı kurmaya elverişli geniş açıklıklar bulunmaktadır. Bu tür alanlarda orman ekosistemi oluşturmak varken, varolan –üstelik ender- bir ekosistemi bozarak kent ormanı kurma iddiası kolaycılık ve gösteriştir. Örneğin; Söğütözü Orman Fidanlığı’nı satıp yapılaşmaya açmak yerine halkın rekreasyonel kullanımına sunmak çok daha tutarlı bir yaklaşımdır.

 

Salih USTA

İkinci Başkan